Jamie Mcguire

Bu tatlı genç kadının Türkçe'ye çevrilmiş 11 tane kitabı bulunmakta ve ben deniz de bunlardan on tanesini okudum. Haliyle bu kadar kitabını okuduysam bir kerameti vardır dedim ve başladım yazmaya. Harika gülümsemeleri ve halka küpeleri ile bir o kadar tatlı bir o kadar romantik kitaplar yazmış. Romantizm asıl unsur olsa da farklı türler de denemiş tabi. Bu anlaşılabilir bir durum olsa da her türde eşit derecede başarılı olduğunu söylemek zor. Kitaplarını seriler halinde yazıyor ve içlerinde en başarılı ve popüler olanları Beautiful ve The Maddox Brothers serileri. 




Beautiful Serisi
İlk olarak Tatlı Bela'yı okuyup, birazcık takıntı haline getirdiğim için de Ayaklı Bela ve Belalı Düğün kitapları ile devam ettiğim seridir. Kitaplar ilk çıktığında reklamlar o kadar yoğundu kitabı almadan internete bile giremedim günlerce. Nereye baksam ya Ayaklı Bela ya Tatlı Bela karşıma çıkıp durdu. Sonunda okudum rahatladım tabi. Karakterleri mi sevdiğimden yoksa orada yaşanan hayatın bana verdiği duygudan mı bilmem kitapları okuduktan sonra kendi hayatımı nasıl yaşayacağım hakkında kararlar almıştım. Sevmiştim ben ve hala da seviyorum. Tatlı Bela ve Ayaklı Bela aynı kitabın farklı karakterler tarafından yazılmış hali. Ben aynı şeyleri okurken sıkılmadım. Kitap iki karakterin de duygularını yansıtmayı başardığı için sanırım. Ama hangisi daha iyi diye sorarsanız Tatlı Bela diyeceğim. Ama bu ilk hangisini okuduğunuza ya da cinsiyetinize göre değişebilir. Belalı Düğün kısacık bir öykücük. Okusanız da olur okumasanız da. İlk iki kitabın yanında sönük kaldığı ortada. Ancak akılda kalan soruların tamamen cevaplanması açısından faydalı.

The Maddox Brothers Serisi

Beautiful serisi ile başlayan Maddox erkekleri serüveni bu seri ile devam ediyor. Bu beş erkek kardeşi herkes sevmiş olacak ki yazarın en sevilen ve benim de başarılı bulduğum kitapları bunlar. Kitaplar seri olmasına rağmen birbirinden bağımsız da okunabiliyor çünkü her biri ayrı bir kardeşi anlatıyor. Sürükleyici ve heyecan dolu. Tabi sonunu tahmin edemiyorsunuz demiyorum ama yine de elinizden bırakamıyorsunuz.


Providence Üçlemesi

Yazar fantastiğe geçme denemesi yapmış. Bende yazarın adını görüp okumamak olmaz dedim ve hatta üç kitabı bir oturuşta bir gün içerisinde okudum. Bunu başarabilmiş olmam kitabın akıcı olduğunun ve sıkmadığının kanıtı olsa gerek. Ancak yazarın tekrar fantastiğe dönmemesi gerektiğini düşünüyorum. İlk iki serinin verdiği kaliteyi veremediler. Fantastik edebiyatta temel sağlam değilse, kurgu havada kalıyorsa, tutarsızlıklar ve mantıksızlıklar varsa romantizm ve akıcılık kitabı kurtarmaya yetmiyor. Okunabilir ve eğlenceli ancak yazar kendi seviyesinin altında kalmış.

Happenstance Serisi 

Tasadüf kısacık, minicik bir hikayecik. İki saatte okunabilir. Ama üzerinde bir yeşilçam havası, tesadüflerin birbirini kovalaması, bir mantıksızlık ve tutarsızlık var. Yazar fantastik denemesinden sonra burada da ilk iki seride yaşadığı başarıyı yakalayamamış. Karakterlerden midir, havasından mıdır, suyundan mıdır bilmem ilk çıkan kitaplarından sonra bir miktar hayal kırıklığı yarattığı ortada. Ancak bu durum, tarzındaki ve performansındaki bu dalgalanma insanı daha çok meraka sürüklüyor ve yeni kitaplarını alma olasılığımı artırıyor diye düşünüyorum.


Red Hill Serisi

satın aldığım ve okumadan ödünç verdiğim için (aylardır gelmesini bekliyorum) henüz okumadığım ancak okuyacağım kitaptır kendisi. Okumadığım için hakkında yorum yapmayacağım ancak zombiler ve bol miktarda gerilim içerdiği söyleniyor internette. Yazarın tekrar yeni bir tarz, yeni bir tür denediği ortada ve ben bu sefer ilk kitaplarındaki başarıyı yakalayabilmesini umuyorum. Herkese şimdiden keyifli okumalar. :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder